Köyde Yeşeren Umutlar – Şenlik

TRT 1 Radyosu için hazırlanan 13 Bölümlük radyo oyunu 2001 Ayşegül Kanat tarafından yazılmış, TRT1 tarafından sahneye konmuştur. Eseri Radyo Oyunları sayfasında dinleyebilirsiniz.

                                                                                                  

MÜZİK                       – SİNYAL

EFEKT                        – TIKIRTILAR – RADYODA TÜRKÜ (FONDA)

HALİL                        – (TÜRKÜYE EŞLİK EDER) “Değirmen üstü direk, Oy kızlar, naz eylemen”  (KENDİ KENDİNE) Sokağın bütün tozu buraya dolmuş.(SİLER- RADYOYLA AYNI ANDA) Oy kızlar, naz eylemen.. Eh.. Bu türkü “cuk” oturdu yani.. Bu kadar olur.. Şurayı da silelim. Oy kızlar! Radyoyu kapatalım. Oy kızlar!

EFEKT                        – KAPANMA SESİ

-Oy kızlar! Dilime takıldı işte.. Akşama kadar söyler dururum. Bir gören olsa deli diyecek… (SÖYLER) “Oy kızlar, naz eylemen..” Herkese birşeyler oldu… Köyde sükunet diye bir şey kalmadı. İşi – gücü unuttular. Kimseyle normal bir sohbete girilemiyor. “Oy kızlar naz eylemen…” Şenlik birinci konu. Neyse, o bitiyor.. (ES) Tüm köylünün ağzında “belde” olmak.. (ES) Temizlik yapmaktan nefret ediyorum. (CIK CIK) Havanur’un annesini işe almalı. Hazal haklı. Birinin bu işleri yapması gerek. (ES) Duuur,  Hazal’la Dilara bu yüzden temizliği üstüme yıktılar demek…  Beni yıldırıp, razı etmek… Helal olsun vallahi!.. Kadın kısmının fendine fend yetmiyor… “Oy kızlar, naz eylemen..”

EFEKT                        – AYAK SESLERİ

HAZAL                      – Günaydın Halil’im. Çok yormasaydın kendini..

DİLARA                     – Şimdi Muhtar babam burada olsaydı (ÖYKÜNÜR) “Neş’en daim olsun oğlum” derdi. Nereden buldun bu türküyü Ağabey?

HALİL                        – Demin radyoda çalıyordu dilime takıldı.

DİLARA                     – Takıldı mı ? Yandık desene.. Akşama kadar dinleriz artık..

EFEKT                        – GÜLÜŞMELER

HAZAL                      – Bırak, geri kalan yerleri ben sileyim.

HALİL                        – Hayır dememi bekleme hiç.. Al, yalnızca kapı önü kaldı.

HAZAL                      – Ooo,bez  de, su da iyice kirlenmiş.. Suyu değiştirmek lâzım..

HALİL                        – Benim yapacağım temizlik bu kadar olur … “Oy kızlar, naz eylemen..”

DİLARA                     – Demedim mi? Başladı işte..

MÜZİK                       – KISA GEÇİŞ

EFEKT                        – ÇAY İÇERKEN ÇIKAN SESLER

HALİL                        – Eline sağlık Dilara. Bu yorgunluğun üstüne çay iyi geldi. Ne demişler?

HAZAL                      – Ne demişler?

HALİL                        – “Allah zihin yorgunluğu vermesin. Beden yorgunluğu bir bardak çayla geçer ama zihin yorgunluğu kolayca geçmez” demişler.

HAZAL                      – Doğru söylemişler.

HALİL                        – (YUDUM SESİ) Siz neden geciktiniz? Çıktığınızda gün ağarmamıştı daha.. Kamyona doluşup, gittiniz…Çoktan burada olmalıydınız.

DİLARA                     – Haklısın Ağabey.. Ama adam “Nuh” dedi, “peygamber” demedi. Bir yalvarmadığımız kaldı.

HAZAL                      – “Kadın parası yemem” deyip durdu.. Elâlem ne dermiş?

HALİL                        – Kızı için başlık alacağını hatırlatsaydınız.

DİLARA                     – Hatırlatmaz olur muyuz? Hatırlattık elbette.. O iş, töre gereği olduğu için ayıp değilmiş. Kadının çalışması, törelerinde yokmuş.

HALİL                        – Eee.. Sonuç ne oldu?

HAZAL                      – Biraz tehdit edip, gözünü korkuttuk.. (GÜLER) Razı oldu.

HALİL                        – Korkuttunuz mu ? Nasıl? Gerçi, üç kadın birleşirse bir erkeği devirir ama yine de belli olmaz elbette..

DİLARA                     – Kaba güç kullanmadık Ağabey.. Yalnızca yasalardan söz ettik. Kadını ve aileyi koruyan yasalardan. Günümüzde kadın ve çocuk dövmek suçtur. “Artık eskisi gibi değil” dedik. “Kadının şikâyet etmesi gerekmiyor”dedik.

HAZAL                      – Sıdıka “ben şimdi Jandarma’ya gidip ihbarda bulunacağım. Ötesini sen düşün  gayrı” dedi.

HALİL                        – Doğru mu dediği? Yani, her hangi biri şikâyet edebiliyor mu?

DİLARA                     – Öyleymiş. Sıdıka Abla televizyondan duymuş. Sonunda adam, karısının çalışmasına, Havanur’un okula devam etmesine razı oldu. (ES) Şeyy, Havanur’un babasına da bir iş bulacağımıza söz verdik..

EFEKT                        – (UZAKTAN) TRAMPET VE BORAZAN SESLERİ  (FONA GİRER)

HALİL                        – İş mi? Onu iyi etmemişsiniz..(ES) Sıdıka nerede?

HAZAL                      – Kamyonu meydana sokamazdık. Eve götürdü. Celal’i de alıp gelecek. (ES) Halil’im, Sıdıka’nın kamyonu kullanması çok iyi oldu. Ayağımız yerden kesildi..Yürüyerek gitseydik dünyada dönemezdik. (ES) Ben de ehliyet kurslarına katılsam diyorum. Heveslendim yani. Belki elden düşme küçük bir araba da alırdık. Koca kamyon, komik oluyor anlayacağın..

HALİL                        – (SÖYLER) “Ölürem kızlar, naz eylemen..”

EFEKT                        – GÜLÜŞMELER – TRAMPET VE BORAZAN SESLERİ  (YAKIN)

DAVUL – ZURNA SESLERİ (UZAK)

DİLARA                     – Çocuklar  meydana giriyorlar. Biz de gidelim artık.

MÜZİK                       – GEÇİŞ MÜZİĞİ

EFEKT                        – UĞULTULAR-ALKIŞ SESLERİ

MUHTAR                  – (SESİ NETLEŞİR) Sayın Kaymakam’ımız bize şeref verdiler. (ALKIŞ) Kendisine, şenliğe katılan köylülerimiz adına teşekkür ediyor ve saygılar sunuyorum. (ALKIŞLAR)  Hoş geldiler, safalar getirdiler…(ALKIŞLAR) Şenliğimize katılan, emek ve omuz veren komşularımız da hoş geldiler. (ALKIŞLAR) Çok konuşup zamanınızı almak istemiyorum arkadaşlar. Sayın Kaymakam’ımızın yapacağı konuşmadan sonra çocuklarımızın ve gençlerimizin etkinlikleri başlayacaktır.  Buyurun Sayın Kaymakam’ım.

EFEKT                        -TRAMPET – BORU , DAVUL –  ZURNA GÜRÜLTÜLERİ, İNSAN SESLERİNE VE  ALKIŞLARA KARIŞIR- FADE’LENİR

KAYMAKAM           – (YAKINLAŞIR) Kısacası sevgili vatandaşlarım, bu güzel günde, sizlerle birlikte olmaktan dolayı çok mutluyum. (ALKIŞLAR) Bu etkinlik yalnız bu günle kalmamalı. Gelenek hâline getirip her yıl tekrarlamalıyız. Hatta dönüşümlü olarak her köy, ev sahipliği yapsın diyorum. Ne dersiniz?

(ALKIŞLAR – BRAVOLAR)

MÜZİK                       – KISA GEÇİŞ

EFEKT                        – (FONDA) DAVUL – ZURNA  VE  ÇEŞİTLİ SESLER

DİLARA                     – (NEŞELİ) Epeydir bu kadar eğlenmemiştim. Kısa sürede ne güzel hazırlanmış çocuklar.(ES) Her köyün öğretmenine de aferin vallahi..

HAZAL                      – Haklısın.. Şimdilik bir aksilik çıkmadı. Baban nerede? Halil de yok.

DİLARA                     – İkisi birlikte, o.. (ES) Adı ne idi unuttum. Babamın arkadaşı olan..

HAZAL                      – (ATILIR) Hasan Basri mi?

DİLARA                     – Evet, evet. İşte o.. Onun eşyalarını taşıyan kamyon gelecekmiş. Ona bakmaya gittiler.

HAZAL                      – O da tam taşınacak günü buldu yani..

DİLARA                     – Neyse işte.. Bakıp geleceklerdi..

HAZAL                      – Çabuk gelseler iyi olur. Halil tiyatro gösterisini kaçırırsa, üzülür. Bizim çocuklar geçen yıl seyrettiğimiz Orta Oyunu’nu tekrarlayacaklar. Halil onu görmemişti. (ES) Aaa, işte geliyorlar.. El salla! (BAĞIRIR) Halil! Halil!

DİLARA                     – Bağırma artık.. Bizi gördüler..

HALİL                        – (NEFES NEFESE) Koşmak zorunda kaldım. ( ES) Bir bardak su bulsam iyi olacak. Dilim-damağım kurudu..

HAZAL                      – Getirmemi ister misin Halil’im ?

HALİL                        -Yok, yok.. Gidip kendim alırım.

MÜZİK                       – KISA GEÇİŞ

DİLARA                     – Ağabey’im yalnız geldi.. Babam gelmeyecek mi acaba?

HAZAL                      – Belki Hasan Basri Amca ile gelir.   

DİLARA                     – Belki.. (ES) Sıdıka  sıkılmıştır.. Ben oyunu görmüştüm. Gidip nöbeti devir alayım. Bir- iki cibinlik satarım. O da dinlenmiş olur böylece… Hah! Ağabeyim de geliyor zaten…

EFEKT                        – DAVUL-ZURNA  NETLEŞİR. (TÜRKÜ: OY KIZLAR NAZ EYLEMEN )

HALİL                        – (TÜRKÜYÜ SÖYLER)

HAZAL                      – Aman Haliiil.. Yavaş… Herkes bize bakıyor…

HALİL                        – Baksınlar.. Bugün türkü söylemeyip, ne zaman söyleyeceğiz ki? Oynarım bile..( ELLERİYLE TEMPO TUTAR)

HAZAL                      – Yapma Halil. (GÜLER)

MUHTAR                  – Eğleniyor musunuz?

HAZAL                      – Baba, şu oğluna bir şey söyle.. Çocuk gibi..

MUHTAR                  – Dokunma kızım. Bırak eğlensin.. Bak! Herkes oynayıp, gülüyor.

HAZAL                      – Ayıp oluyor..(CIK CIK) Koca adam..

EFEKT                        – TİZ BİR BORAZAN SESİ

HAZAL                      – Ne oluyor?

HALİL                        – Ne olacak, oyun başlıyor.. Haydi iyi bir yer bulup oturalım.

MUHTAR                  – Ben oyunu gördüm. Siz seyredin. Ben Dilara’nın yanına gidiyorum. Belki Hasan Basri gelir. Ayıp olmasın adama..

HALİL                        – Tamam baba.. Câbir Dayı işleri erken biterse, onu oraya getirecekti.

EFEKT                        – BORAZAN SESİ  (TEKRAR) – SESSİZLİK

HAZAL                      – (ÇEKİNGEN) Şey Halil’im, ben de görmüştüm.. Kızların yanına gitsem sıkılır mısın?

HALİL                        – (NEŞELİ) Git, git.. Daha sonra size katılırım.

MÜZİK                       – GEÇİŞ MÜZİĞİ

EFEKT                        – DEĞİŞİK GÜRÜLTÜLER – PAZAR YERİ BENZERİ

HAZAL                      – Dilara ben geldim. Sıkıldıysan nöbeti alabilirim.

DİLARA                     – Sağol, Hazal Abla.. Sıkılmadım, yorulmadım. Hem burası daha neşeli. Gelen giden çok. Şenlik fikrini çok beğendim. Hem eğleniyoruz, hem alış-veriş yapıyoruz.

HAZAL                      – Peki satışlar nasıl?

DİLARA                     – Elimizde fazla mal olmadığı için ancak sipariş alıyoruz. (ES) Bekir için bir şeyler aldım.

HAZAL                      – Hani nerede? Göstersene..

DİLARA                     – (KAĞIT HIŞIRTILARI) Sıdıka Abla’mla birlikte seçtik bu kumaşları..

HAZAL                      – Hepsi çok güzelmiş. Hayırlı olsun. Güle güle giysin. Bekir beğenecek mi acaba? (ES) Şimdi bunları diktirmek için şehre gidip gelmesi gerekecek..

DİLARA                     – Beğenir, beğenir.. Onun sevdiği renklerde aldım. Dikişini de o düşünsün.

HAZAL                      – Artık satış işini bitirsek iyi olacak.. Uzak köylerden gelenlerin dönüş zamanı geldi.. (ES) Etrafına baksana, bazıları toplanmış bile..

DİLARA                     – Herkes mi gidiyor? O kadar yemek hazırlığı yapıldı, boşa mı gidecek?

HAZAL                      – Yok canım. Gidenler, şenliğe katılan öğrencilerin ve büyüklerin, bir bölümü. Merak etme, epey kalan olur. (ES) Haydi biz de toparlanalım. Masaları, sandalyeleri meydana taşımak için gelirler.

HALİL                        – (UZAKTAN BAĞIRARAK ) Haydi arkadaşlar, gösteriler bitti. Akşam yemeği için hazırlanmamız gerek..

DİLARA                     – Ağabey bu telâşın ne? Toplanmak ne kadar sürer ki?

HALİL                        – (YAKIN) Kaymakam Bey’in şehirde bir toplantısı varmış. Elimizi çabuk tutmalıyız. Babam Kaymakam Bey’i Köy Odası’na götürdü bile. “Acele etsinler” dedi..

HAZAL                      – Peki Halil’im kızma. Şimdi toparlanırız..(GÜLEREK) Sen türkünü söyle, biz çalışalım.

HALİL                        – Hem söyler, hem çalışırım. Dilara tut şu masanın ucundan. “Oy Kızlar”

MÜZİK                       – GEÇİŞ MÜZİĞİ

EFEKT                        – ÇEŞİTLİ SESLER (UĞULTU) – UZAKTAN  DAVUL -ZURNA SESİ

MUHTAR                  – Kaymakam Bey çok nazik bir insan. Yüce gönüllü.. Üst üste teşekkür etti. Şenliğimizi çok beğenmiş.

HALİL                        – Belediye olmak istediğimizi söyleyebildin mi baba?

MUHTAR                  – (SEVİNÇLİ) Söylemez olur muyum? İhtiyar Meclisi’nin mazbatasını kendisine sundum bile..

HALİL                        – Ne dedi ? Kızdı mı yoksa?

MUHTAR                  – Neden kızsın oğlum? Belde olma şartlarımız uygun..Bir yanlışımız yok. Zaten onlar da bunu düşünmüşler.

HALİL                        – Düşünmüşler mi? Kimler düşünmüş ?

MUHTAR                  – (ZEVKLE) Vali Bey Köyümüzün gösterdiği gelişmeleri yakından takip ediyormuş. Kaymakam Bey’imize  “Bir inceleme yaptırın. Köyün şartları uygunsa, onlar da istiyorlarsa, birkaç köyü birleştirip belediye yapalım” demiş. Biz söylemesek, Kaymakam Bey soracakmış bize.. Yaaa. (ES) Benim sevgili Dünür’üm nerelerde acep? (GÜLER) Benimle alay etmişti..

DİLARA                     – (ATILIR) Hiç gelemedi ki buraya..  Hasan Basri Amca’nın evine yemek istetmiş. Bir tepsi hazırlayıp yolladık.

MUHTAR                  – İyi, iyi.. (ES) Alâââ, güzeeel.. (ES) Canımın istediğini yer, içerim. Adım adım beni izleyecekti güya. Kaymakam’ın yanında utandığım için bir şey yiyemedim. Dilara, biraz pilavla yoğurt getir kızım. Sonraa..

HAL/DİL/HAZ           – (BİRLİKTE) Yapma baba!

MUHTAR                  – Ne var? Acıktım. Açlıktan öldürecek misiniz beni?

DİLARA                     – Canım babam. Ben sana pilav yerine salata getirsem. Biraz da  tavuğun göğüs yerinden, yağsız. (ES) Ekmek yok.. Az önce börek yediğini gördüm.

MUHTAR                  – (KESİN) Yağsız tavuk göğsü, salata ama yanında pilav. İtiraz istemem.

DİLARA                     – (YENİK) Peki baba, nasıl istersen.

EFEKT                        – UZAKTAN GELEN SESLER NETLEŞİR- AZ SONRA SİLAH SESİ

MUHTAR                  – Neler oluyor? Silah sesi miydi o? Doğru mu duydum?

HALİL                        – (TELAŞLI) Bana da öyle geldi.

HAZAL                      – Halil, bizim tezgâh kurduğumuz sokakta, yan köyden birkaç kişi vardı. Onlar davulcu ile zurnacıyı oraya çağırmışlardı. Ses oradan geldi.

MUHTAR                  – Tamam eğlensinler ama silah neyin nesi? Bu edepsizliktir. Toplum içinde silah kullanılır mı? Ben buna izin vermem.Benim köyümde olamaz.

DİLARA                     – Baba, dur nereye gidiyorsun? Koşma..Yavaş.. Ağabey, durdur onu..

HALİL                        – Yetişebilsem durduracağım. Baksana on sekizindeki delikanlı gibi. Tutabilene aşk olsun. (SESLENİR) Babaaa.. Beni bekle..

EFEKT                        – (UZAKTAN) ALKIŞ SESLERİ – YİNE İKİ EL SİLAH SESİ- ARADA MUHTAR’IN VE HALİL’İN SESLERİ

HAZAL                      – Dilara.. Aman Allah’ım.. Birinin canı yanacak.. Koş, biz de gidelim.

EFEKT                        – (UZUN SÜREN BİR SESSİZLİK)

DİLARA                     – (KORKULU) Galiba biri vuruldu.. (ES) Abla, ayaklarım tutmuyor..

HAZAL                      – Telaşlanma. Kimseye bir şey olmamıştır..

DİLARA                     – Babam bağırıyordu duymadın mı?  Sesler kesildi.. Ölüm sessizliği gibi..

HAZAL                      – Dilara’cığım sakin ol… (TİTREK) Göreceksin ki bir şey olmamış.

HALİL                        – ( UZAKTAN- YÜKSEK ) Hazal!.. Dilara!.. Buraya gelin.. Çabuk..

DİLARA                     – (UYUŞMUŞ) Biliyordum.. Biliyordum.. Babam.. Babam vuruldu..

MÜZİK                       – GEÇİŞ

HALİL                        – Bizi çok korkuttun baba.. Ömrümüzden beş sene gitmiştir garanti..

DİLARA                     – Ağabey’im haklı baba..(AĞLAR)

HALİL                        – Ağlama artık.. Allah’a şükür her şey geçti.. Ama baba, seni öyle yerde yatar görünce elim – ayağım kesildi sanki.. Bir an herkesle beraber donup kaldım. Öyle delikanlı gibi koşmak, neyine senin?..

MUHTAR                  – (YAVAŞ) Ben de korktum..  (ES)  Kalbim anormal atıyordu.  Beynim kafamın içinde ısınmış gibi, kocamandı. (ES) Sonum geldi diye düşündüm.

DİLARA                     – Yorma kendini babacığım. Dinlenmen gerek..Bundan sonra heyecan yok. Şimdi biraz uyumaya çalış.. Hepimize büyük geçmiş olsun..

MUHTAR                  – (ZORLUKLA) Silahı kim kullanmış? (ES) Öğrendin mi?

HALİL                        – (GÜLER) Düşündüğün şeye bak. Sen yaşadığına dua et..

MUHTAR                  – (AYNI) Kim olduğunu bul, Jandarmaya teslim et..Suç cezasız kalmaz.

HALİL                        – (SABIRLI) Peki baba..Yarın kim olduğunu öğrenirim. Bu gece bu kadar yorgunluk yeter. (ES) Bir şeye ihtiyacın olursa seslen. Ben öbür odada olacağım.

EFEKT                        – AÇILAN- KAPANAN KAPI

HAZAL                      – Uyudu mu?

HALİL                        – Uyumak üzere. Annem nasıl?

HAZAL                      – Uyku ilacı verdim. Uyuyor.

DİLARA                     – İyi etmişsin abla..

HALİL                        – Siz de yatın. Allah’ın izniyle bu geceyi atlatırız, merak etmeyin..

HAZAL                      – Sen yatmayacak mısın?

HALİL                        – (YORGUN) Babamın odasında yatarım. (ES) (MIRILDANIR) Ne gündü .. (ALAYCI) “Oy kızlar, naz eylemen, naz eylemen”

MÜZİK                       – BİTİŞ SİNYALİ

AYŞEGÜL KANAT
18/01/2001